Sanatsal Bir Obje Olarak Kadın ve Bazı Toplumlarda Kadına Bakış
Öz
Bu araştırmanın amacı, tarihin belirli dönemlerinde ruhani bir varlık olarak saygı gösterilen kadının, sanatsal bir obje olarak sanat ürünlerindeki yerini ortaya koymak ve buna bağlı olarak kadının sanatçı kişiliğini tarihsel süreç içerisinde irdeleyip, toplumsal önemini vurgulamaktır. Kalkolitik ve Neolitik çağlarda, özellikle de Hititler ve Frigler döneminde kadın, hem işlevsel hem de sanatsal ürünlerde doğurganlığı göz önünde bulundurularak, “Ana Tanrıca” olarak sembolize edilmiştir. Bu devirlerde kadın sembolü, seramik ürünlerde idol veya amulet olarak şekillendirilirken; Roma, Bizans ve Hellenistik dönemlerde mermerden heykel figürü olarak ortaya konmuş; böylece kadının toplumsal açıdan önemi ve onun geçmişten günümüze devam eden sürekliliği vurgulanmıştır. Bu bir anlamda erkek benliğinin hayal dünyasında oluşturduğu eserlerinin arka planında, kadının bazen tanrı olarak ilahlaştırıldığı bazen de sanat eserlerinde estetik bir obje olarak yansıtıldığını göstermektedir. Bunun yanı sıra kadın, hemen hemen her sanatçı ve tasarımcının mitolojide var olduğu şekliyle Tanrıça Venüs (Afrodid) veya Helen; gerçek yaşamda ise toplumsal bir varlık olarak karşılığını güzellik abidesi bir değer olarak bulan bir fenomen şeklinde ya resmedilmiş veya kabartmalara plastik etki veren bir imaj olarak yerleştirilmiştir. Ancak tarihi süreç içerisinde kadın, haksız muamelelere maruz kalmış ve hatta şeytani ruhları içerisinde barındıran bir varlık olarak da görülmüştür. Fakat ister tanrısal bir varlık isterse şeytani bir varlık olarak görülmüş olmasına rağmen kadın, geçmişten günümüze bir sanat nesnesinin parçası olarak sanatçılara her zaman ilham kaynağı olmuştur. Değişen toplum yapısına paralel olarak kadın, bir sanat nesnesi veya sanat eserinin plastik elemanı iken, şimdilerde kendisi sanat eseri veya nesnesini ortaya koyan sanatçı konumundadır. Bu olgu toplumun kadına bakış açısının değiştiğinin ve kadının kendisini evrende konumlandırdığı yerin de bir göstergesidir.
Anahtar Kelimeler Kadın, Sanat, Mitoloji, Ana Tanrıça
Abstract
The aim of this study is to present the place of woman that was respected as a spiritual creature as an art object in art works, to examine her artist personality in history and to emphasize the social importance of woman. Woman in Chalcolithic and Neolithic Ages, especially in Hittites and Phrygians, was symbolized as “Mother Goddess” in both functional and artistic works by considering the fertility of woman. While woman theme was shaped as idol an amulet with ceramic forms in these periods, she was presented as marble sculptures in Roman, Byzantine and Hellenistic periods, thus, her importance for society and her persistence from the past to this day were emphasized. It shows that woman was reflected as both a goddess and an aesthetical object in the art works of men. Moreover, woman was not only presented as either Goddess Venus (Aphrodite) or Helen by almost every artist but she was also either painted or placed in relives as an image showing plastic effect. Although woman was sometimes treated insupportably and she was sometimes seen as a creature that harbours devil spirits, she has always been source of inspiration for art and artists. While woman once herself was an art object or plastic element of art work, she is now the creator of art works. This is an indication of the fact that the perception of society for woman has changed and the place woman placed herself in the universe.
Keywords Woman, Art, Mythology, Mother Goddess