Clash of Cultures in Chinua Achebe’s Things Fall Apart
Abstract
Nigerian writer Chinua Achebe’s Things Fall Apart (1959) presents Iboland (western Nigeria) in the period between 1850-1900, covering life both before and after the arrival of British colonies and Christian missionaries. In this novel, Achebe offers an almost documentary account of the daily life, customs, ceremonies and beliefs of the Igbo people without evasion or romanticizing. Tired of the misrepresentations of Africa and the Africans in the western canon, Achebe tries to portray western colonialism and Christianity confronting an animist tribal system in Nigeria in its full complexity. His target audience is the Western readers and he wants to show that Igbo culture is also democratic, tolerant, balanced, open to progress and has a functioning belief system and an effective justice system. He is proposing that Africa is not a silent or incomprehensible continent to Europeans, in English and in the novel form which is a European genre by demonstrating the common humanity of these cultures. Commenting on Achebe’s presentation of Igbo culture in this study, I will focus on how Achebe complicates and problematizes multicultural representation and validation in his novel.
Keywords Multiculturalism, colonialism, representation, clash of cultures
Öz
Nijeryalı yazar Chinua Achebe 1959 yılında yazdığı Things Fall Apart adlı romanında Batı Nijerya’da yaşayan İboların 1850-1900 yılları arasında, İngiliz kolonilerinin ve Hristiyan misyonerlerinin gelişinden önceki ve sonraki hayatlarını anlatır. Achebe romanında, İboların günlük hayatlarını, geleneklerini, törenlerini ve inançlarını neredeyse bir belgesel tarzında, romantizmden uzak bir şekilde bütün çıplaklığıyla gözler önüne serer. Batı kanonunda Afrika ve Afrikalıların yanlış şekillerde temsi edilmelerine bir tepki olarak Nijerya’daki kabile kültürü ile Batı sömürgeciliğinin karşılaşmasını tüm yönleriyle anlatmaya çalışır. Hedef kitlesi Batılı okuyuculardır ve İbo kültürünün de kendi içinde dengeli, hoşgörülü, demokratik, gelişmeye açık bir sistem olduğunu, ayrıca tutarlı ve işlevsel bir inanç sistemi ile yargı sistemine sahip olduğunu romanın kurgusu içinde anlatır. Afrika’nın sessiz ya da anlaşılmaz bir kıta olmadığını İngilizce olarak ve Avrupalı bir tür olan roman türü ile göstermesi dikkat çekicidir. Bu çalışmada İbo kültürünün temsilini inceleyerek Achebe’nin romanında çokkültürcülük kavramını nasıl sorgulayıp derinleştirdiği üzerinde durulacaktır.
Anahtar Kelimeler Çokkültürcülük, sömürgecilik, temsil, kültür çatışması