Ana yönlendirme menüsünü atla Ana içeriği atla Site alt kısmını atla

Bir Belgesel Üç Usta: Suha Arın, Hüseyin Anka ve Mimar Sinan’ı Yeniden Yorumlamak

Cilt 8 Sayı 62 kapak

Öz

Suha Arın (1942-2004), 1970’li yılların ortalarından 1990’lı yılların sonuna kadar ürettiği altmışın üzerinde belgeselle bir çığır açmıştır. Arın, yetiştirdiği öğrencileriyle de belgesel sinema alanında bir ekol olarak kabul edilmektedir. Arın’a göre belgesel sinema, bilim ve sanatın buluştuğu bir kavşak noktasıdır. Bu yüzden belgeselci hem bilim insanı hem de sanatçı olmalıdır. Arın, kendi belgesellerinde de titiz bir araştırma süreci yürütmüş ve ele aldığı konuyu bir “omurga”ya oturtmaya çalışmıştır. Hüseyin Anka ile Sinan’ı Yeniden Yorumlamak (1989), Arın’ın belgesel sinema hakkındaki görüşlerini ideale en yakın düzeyde hayata geçirdiği çalışmalarından biridir. Bu çalışmanın amacı, adı geçen belgeselin bilim ve sanatı birleştiren yaratıcı yaklaşımını çözümlemektir. Suha Arın’ın konuyu üç farklı düzlemde anlatan yaratıcı yaklaşımı, bu belgeseli sıradan bir sanatçı portresi olmaktan çıkarmıştır. Birinci düzlemde, heykeltıraş Hüseyin Anka Özkan’ın (1909-2001), Mimar Sinan’ın (1489-1588) heykelini yeni keşfedilen bir minyatürdeki tasvirinden ve anılarından yola çıkarak yeniden yorumlaması sergilenir. Tezgâhtaki çamur yığını, büyük bir tutkuyla çalışan Hüseyin Anka’nın maharetli ellerinde etkileyici bir Mimar Sinan figürüne evrilir. İkinci düzlemde, Osmanlı İmparatorluğu’nun başmimarının hikâyesi Cumhuriyet tarihinin en önemli heykeltıraşlarından birinin ağzından aktarılır. Hüseyin Anka, anlattığı olayların seyrine göre heykeli yeniden şekillendirir. Üçüncü düzlemde ise Suha Arın, Cumhuriyet’in ve Osmanlı İmparatorluğu’nun bu iki büyük sanatçısının hayatları arasında bir paralellik kurar. Bir belgeselde üç büyük ustanın sanatı sergilenir.

Anahtar Kelimeler Sanat, bilim, yaratıcılık, belgesel sinema

Abstract

One Documentary, Three Masters: Reevaluating Suha Arın, Hüseyin Anka and Sinan the Architect

Suha Arın (1942-2004) broke a new ground with over sixty documentaries produced from the mid-1970s to the end of the 1990s. Arın is accepted as an ecole in the field of documentary cinema because he trained many students during his life time. According to Arın, documentary cinema is an intersection where science meets art. Therefore, a documentary filmmaker must be both a scientist and an artist. Arın conducted a rigorous research process in his own documentaries and tried to put the subject he had handled into a “framework”. Reevaluation of Sinan Through Hüseyin Anka (1989) is one of Arın’s works that brought his views on documentary cinema the closest to the ideal level. The aim of this study is to analyze the creative approach of the documentary which combines science and art. Suha Arın’s creative approach which handles the subject in three planes keeps the documentary away from being an ordinary artist portrait. In the first plane, sculptor Hüseyin Anka Özkan’s (1909-2001) reevaluation of the sculpture of Sinan the Architect (1489-1588) by inspiring his image in a newly discovered miniature and his memories is presented. The pile of mud on the bench evolves into an impressive figure of Sinan the Architect in the skillful hands of Hüseyin Anka who works with great passion. In the second plane, the story of the chief architect of the Ottoman Empire is conveyed through the mouth of one of the most important sculptors in the history of the Republic. Hüseyin Anka reshapes the sculpture according to the course of the events he tells. In the third plane, Suha Arın establishes a parallelism between the lives of these two great artists -one from the Republic and the other from the Ottoman Empire. The artworks of three great masters are exhibited in a single documentary.

Keywords Art, science, creativity, documentary cinema

PDF