Ana yönlendirme menüsünü atla Ana içeriği atla Site alt kısmını atla

The Theme of Memory in Caryl Churchill’s “Far Away” and “Escaped Alone”

Cilt 7 Sayı 46 kapak

Abstract

From the 1990s onwards in particular, much significance has been given to theatre that is themed around the dual relationship between the mind and exposing the hidden memory, or re-animating what has been erased from memory. The aim of this paper is to uncover and defend the existence and future existence of a dystopic world in terms of how the mind relates it with reality in two post-modern plays, Escaped Alone (2016) and Far Away (2000), by one of British theatre’s most prominent of playwrights Caryl Churchill. Churchill, who is familiar negative direction that the world within which she lives is going, makes mention of a world that is leaning towards an unpredictable chaos by putting violence, death, and political events at the forefront. Within the frame of Jeanette Malkin’s Memoy-Theatre theory, the notion of the hidden memory emerges as Churchill uses the art of over-representation. In Far Away, how memory is changed and re-created as well when and how it affects the persona is emphasized through the use of three characters. Escaped Alone, which is about four women in their 70s who are reminiscing while gathered around in a backyard, the concept of time mangled into a state of complexity, bits and pieces of memories merge together, and global mayhem is projected before people’s eyes. Savagery and barbarianism are at the helm of each of these two plays. Churchill paints the future with a bleak sense of hopelessness and leaves her works open-ended.

Keywords Churchill, Far Away, Escaped Alone, Postmodern Theater, Memory

Öz

Gizli kalan belleği açığa çıkarmak ve ya hafızadan silinmiş olanı tekrar canlandırmak adına birbirinin içine geçmiş olan tiyatro ve bellek ikilisinin ilişkisine özellikle 1990’lardan sonra daha çok önem verilmeye başlanmıştır. Bu makalenin amacı, İngiliz tiyatrosuna damgasını vurmuş oyun yazarlarından biri olan Caryl Churchill ‘in Escaped Alone (2016) ve Far Away (2000) isimli postmodern oyunlarında, belleği nasıl gerçek ile ilişkilendirerek disütopik bir dünyanın var olduğunu ve var olacağını savunduğunu ortaya koymaktır. Yaşadığı dönemde dünyanın kötü gidişatına tanık olmuş olan Churchill, eserlerinde şiddet, ölüm ve siyasal gelişmeleri ön plana çıkararak, sonunu tahmin edemediği bir kaosa doğru sürüklenen dünyadan bahseder. Jeanette Malkin’in Memory-Theater teorisi çerçevesinde incelenen eserlerinde Churchill gösterim sanatını kullanarak saklı kalmış belleği ortaya çıkartır. Sadece üç karakter kullanarak, Far Away oyununda belleğin nasıl değiştirilip tekrardan yaratıldığını ve zaman içinde bunun kimliği nasıl etkilediğini vurgular. En az 70 yaşlarında olan dört kadının arkabahçede bir araya gelerek hatıralarını yad etmelerini konu alan Escaped Alone eserinde ise zaman kavramını karmakarışık bir hale getirerek, bölük pörçük anılar arasında sıkışıp kalmış, dünyadaki felaketleri gözler önüne serer. Vahşetin, barbarlığın ve felaketlerin ön plana çıktığı her iki eserinde de Churchill gelecek için umutsuzluğunu açıkça ortaya koymuş ve oyunlarını açık uçlu sonlandırmıştır.

Anahtar Kelimeler Churchill, Far Away, Escaped Alone, Postmodern Theater, Hafıza

PDF