Ana yönlendirme menüsünü atla Ana içeriği atla Site alt kısmını atla

ELİN HAFIZASI: SERAMİK SANATINDA ELLE ŞEKİLLENDİRME PRATİĞİ

Öz

Bu çalışma, seramik sanatında elle şekillendirme pratiğini yalnızca teknik bir yöntem olarak değil, sanatçının beden hafızası, sezgisel bilgi ve örtük bilginin aktarımı bağlamında ele almayı amaçlamaktadır. İnsanlığın en eski üretim tekniklerinden biri olan elle şekillendirme, malzeme ile doğrudan temasın ve bedensel sezgilerin ön planda olduğu bir sanatsal pratik olarak tanımlanmaktadır. Eller, yalnızca çevreyi anlamaya ve şekillendirmeye aracılık etmez; aynı zamanda özellikle plastik yapıya sahip kil ile kurulan sözsüz ve sezgisel diyaloğun temel unsurudur. Yumuşaklığı ve suyla şekil alabilme özelliği sayesinde kil, sanatçının bedeniyle doğrudan etkileşime imkân tanımaktadır; böylece hem teknik, hem de duyusal bir üretim süreci ortaya çıkarmaktadır. Araştırmanın kapsamı, bu pratiğin tarihsel sürekliliği ile çağdaş seramik sanatındaki konumunu incelemek ve sanatçı ile malzeme arasındaki birincil ilişkiyi açığa çıkarmaktır. Çalışmada yöntem olarak, Heidegger’in tekhne kavramı ile Polanyi’nin örtük bilgi kuramı kuramsal çerçeve olarak kullanılmış; kavramların seramik pratiğine yansıması, güncel sanatçılardan Funda Susamoğlu, Hilal Küçük ve Rıza Tan Buğra Özer’in eserleri üzerinden tartışılmıştır. Bulgular, elle şekillendirmenin yalnızca fiziksel bir biçimlendirme tekniği değil, bedensel bilgi ve sezgisel yaratıcılığın malzeme ile bütünleştiği özgün bir diyalog alanı sunduğunu göstermektedir. Sonuç olarak, elle şekillendirme, seri üretimden farklı olarak her formun tekrarlanamaz ve benzersiz olmasını sağlayan, sanatçının beden-zihin bilgisini aktif kılan ve çağdaş sanatsal üretimde kavramsal derinliği besleyen temel bir yaratım pratiği olarak değerlendirilmektedir.\nAnahtar Kelimeler: Seramik, Elle Şekillendirme, Örtük Bilgi, Hafıza, Kil\n

Abstract

THE MEMORY OF THE HAND: THE PRACTICE OF HAND-BUILDING IN CERAMIC ART

In ceramic art, hand-building, as one of humanity’s oldest production techniques, is an artistic practice where direct contact with the material and bodily intuition take precedence. Hands serve not only as tools to understand and shape the environment but also as the fundamental element of a tacit and intuitive dialogue established especially with materials possessing plasticity, such as clay. Thanks to its softness and ability to be shaped with water, clay enables the artist to interact directly with their body, thus generating both a technical and a sensory creative process. Unlike mass production, hand-building ensures that each form is unrepeatable, original, and unique. This originality results from an individual and tacit knowledge field formed between the artist and the material. In the production process, the artist comprehends the structure of the material beyond theoretical knowledge through practical experience and tactile memory. This method offers more than a mere physical shaping technique; it provides a dialogic space where bodily knowledge and intuitive creativity integrate with the material. In contemporary ceramic art, hand-building allows for the creation of formally rich and multilayered structures while enabling the artist to reflect their inner thoughts and emotions about the creative process onto the work. This approach emphasizes the natural plasticity of the material, activating the artist’s bodily and mental knowledge. Consequently, hand-building is a fundamental production practice in ceramic art that nurtures originality and conceptual depth in contemporary artistic production alongside historical continuity.\nKeywords: Ceramics, Hand-Building, Tacit Knowledge, Memory, Clay\n

PDF