Anadolu’nun en önemli uygarlıklarından biri olan Frigya son derece zengin bir kültürel mirasa sahiptir. Arkeolojik sit alanların ziyaretinde, kazılar sonucu ortaya çıkarılan eserlerin tarihsel bağlamı ve estetik nitelikleri, izleyicilerde dikkat çekici bir etki bırakmaktadır. Sanatçının üretim sürecinde arkeolojik buluntular kadar, sit alanındaki doğanın kendine özgü varoluş biçimi ve döngüsel sürekliliği de önemli bir kavramsal ve görsel referans niteliği taşımaktadır. Örneğin sit alanına komşuluk eden ve dönemin belleğini taşıyan kayalık bölgeler yüzyıllar içerisinde kendini yenileyerek yine o coğrafyanın bir parçası olarak yaşamına devam etmektedir. Bu durumun gerçekleşmesine olanak tanıyan şey ise taşınmaz kültürel varlıklara komşuluk etmesi ve bu sayede doğanın insan müdahalesine karşı bir tür dokunulmazlık kazanmasıdır. İnsan eliyle oluşturulan bellek ile doğanın kendisi tarafından taşınan bellek arasındaki belirgin fark bu tür alanlarda net bir biçimde okunmaktadır. Bu çalışmanın amacı, Frig Vadisi’ndeki arkeolojik sit alanı bağlamında doğa, kültürel bellek ve cam malzeme arasındaki ilişkiyi, deneysel bir sanat uygulaması yoluyla incelemektir. Sanatçı, sit alanında gözlemlenen doğal oluşumların taşıdığı tarihsel ve mekânsal belleği cam aracılığıyla yeniden yorumlamaktadır. Çalışmada, bölgeye ait kaya ve yüzey dokularının kalıpları alınarak cam şekillendirme süreci gerçekleştirilmiş; bu süreçte camın hafıza ve iz kavramlarıyla ilişkisi görsel düzlemde araştırılmıştır. Elde edilen çıktılar, izleyiciyle etkileşim içinde sergilenmiş ve geri bildirimler niteliksel olarak değerlendirilmiştir. Sonuç olarak, camın dönüşebilir yapısı üzerinden doğal belleğin yeniden inşasına yönelik kavramsal bir yaklaşım geliştirilmiştir.
Anahtar Kelimeler: Cam sanatı, plastik sanatlar, cam füzyon tekniği, kültürel miras.
|